“Bağırırsam duygularımı duyar mısın?” Öfke üzerine düşünmeye bazen böyle bir sorudan başlanabilir. Öfke, mutluluk, üzüntü ve korku gibi insana ait bir duygudur. Onun nasıl ortaya çıktığını ve nasıl ifade edildiğini anlamak, ne anlatmaya çalıştığına da yaklaşmamızı sağlar.
Engellenmek, adaletsizliğe uğradığını hissetmek ya da değer verilen bir şeyin tehdit altında olduğunu düşünmek öfkeye eşlik edebilir. Ancak görünen duygu her zaman hikâyenin tamamını anlatmaz. Kişi öfkeli görünürken incinmiş, korkmuş, utanmış ya da hayal kırıklığına uğramış da olabilir.
Bazen bir ilişkide hissedilen öfke, başka bir ilişkide kendini gösterir. İşte yaşanan bir güçlüğün ardından evde beklenmedik bir tepki vermek buna bir örnektir. O anda söylenen sözün, içinde bulunulan anın ötesine uzanan bir hikâyesi olabilir.
Öfke her zaman yüksek sesle duyulmaz. İğneleyici sözler, geri çekilme ya da suskunluk kimi durumlarda öfkenin dolaylı ifadesi olabilir. Bu davranışların anlamını tek başına görünüşlerinden çıkarmak yerine, içinde yaşandıkları ilişkiye bakmak gerekir.
Öfkeyi anlamak, onu yalnızca bastırmaya çalışmaktan daha geniş bir araştırmadır. “Şu anda neye öfkeliyim?”, “Bu duygunun yanında başka neler hissediyorum?”, “Benim için ne tehdit altında?” soruları, duygunun kişiye özgü anlamını düşünmek için bir başlangıç olabilir.
Düşünmeye bir ara.
